Bilim ve Teknoloji

Mimar Sinan Bakış Açısıyla: Yeni Binalar Niye Dayanıksız?

Mimar Sinan‘ın gözlüklerini takıp, teknolojinin gelişmesine rağmen binaların neden git gide dayanıksız hale geldiğine bizzat onun bakış açısı ile göz atmaya ne dersiniz? Peki ya dünyada gelmiş geçmiş ünlü pek çok mimara taş çıkartan Mimar Sinan’ın ustalığının sırrını öğrenmek ister misiniz? Eğer cevabınız evet ise doğru adrestesiniz! Tüm bunları deprem gibi doğal afetlerin ışığında ve yüz yıllara sari bir perspektifle işleyeceğiz.

Mimar Sinan Bakış Açısıyla Çevre ve Şehircilik

Anekdot-1: Mimar Sinan’ın İleri Görüşlülüğü

Neden mi Mimar Sinan bakış açısı? Gelin sizlerle tarihten ufak ama oldukça önemli bir kesiti inceleyelim ve cevabı kendi gözlerimizle görelim:

“Mimar Sinan öldükten sonra, ustalık döneminde yaptığı ün salan bir Cami’nin kapısı bozulur. Dönemin ustaları orijinal hali bozulur diye kapıyı sökme konusunda tereddüt yaşarlar. Kapının hali zamanla çekilmez bir hal alınca ustalar kapıyı sökmeye karar verirler ve kapıyı üzülerek sökerler. Aman Tanrım o da ney? Kapının söküldüğü yerde bir kağıt vardır. Kapının tekrar nasıl tamir edileceği yazmaktadır…”

İşte Mimar Sinan bakış açısı bir başkadır, işin özü budur dememizin sebebi tam olarak budur. Adam ölmeden yıllar öncesinden o kapının bozulacağını, hatta neden bozulacağını ön görüp ona göre kapının içine özel bir tamir kılavuzu bile yerleştirmiş. Üstelik bu tamir kılavuzunun yazılı olduğu kağıdın da zamanla çürüme / bozulma ihtimali olduğunu ön görerek kağıdı cam şişenin içine koyup şişenin hava almasını önlemiş. Bu muhteşem öngörünün haricinde; tabi eserlerinde gösterdiği hüner, sergilediği ustalık, yaptığı kaliteli mühendislik, ince işçilik ve sahip olduğu mimari dehaya hayran olmamak elde mi?

Anekdot-2: Kuşkonmaz Cami’ye Neden Kuş Konmaz?

İstanbul Üsküdar’da sahil şeridinde bulunan tarihi Kuşkonmaz cami’ye neden kuş konmuyor hiç merak ettiniz mi? Bunu da yine Mimar Sinan’ın ustalığına borçluyuz. Nasıl mı? Şöyle: iki farklı rüzgarın çakıştığı yere yüzyıllardır yıkılmamış olan ve adı gibi gerçekten Kuşkonmaz olan camiyi yapan Mimar Sinan da, (yüksek ihtimalle ilk büyük depremde parçalarına ayrılacak olan) şu binayı planlayan da mimardır:

“Şemsi Ahmed Paşa; titizliği nedeniyle Mimar Sinan’dan üzerine kuşların konmayacağı ve pisletemeyeceği bir cami yapmasını istedi. Ustamız bu isteğin üzerine araştırmalarını yapar ve şu çözümü bulur: kuşların rüzgardan etkilenmesi sebebiyle camiyi kuzey ve güney rüzgarlarının kesiştiği noktaya inşa etmek!”

Gerçekten de caminin olduğu konumda rüzgar hiçbir zaman eksik olmuyor. İki farklı rüzgar bu yerde çakıştığı için kuşlar da oraya iniş yapamıyor. İnanır mısınız, tam 500 yıldır bu caminin üzerine kuş konmuyor. İşte Mimar Sinan’ın dehası ve ustalığı budur! Tabi sorsak o dönem bilim çok geride. Veya daha geriye gittiğimizde daha günümüzde nasıl yapıldığı doğru dürüst açıklanamayan Mısır piramitlerinin inşa edildiği dönemde, sorsak teknoloji daha geri. Konuyu dağıtmadan, gelin bir de yaklaşık yirmi sene öncesine, tüm Türkiyeyi yasa boğan o büyük İstanbul depremi’ne gidip doğru mimarinin neden hayati derecede önemli olduğuna şahit olalım…

Anekdot-3: Tarihi Büyük 1999 İstanbul Depremi

Tarihlerden 17 Ağustos 1999, tüm Türkiyeyi yasa boğan o büyük İstanbul depremi oldu. Peki bunun konumuzla alakası mı ney? Alakası şu efendim: 1999 Büyük İstanbul Depreminde dikkat edin, hep “tarihi” olarak nitelendirebileceğimiz eski binalar sapasağlam tek parça ayakta kalırken, bir bakın bakalım son yüzyılda yapılan binalara ne olmuş? Yerle yeksan oldular teker teker. Bakın “Büyük İstanbul Depreminin” açıklanmış resmi bilançosu şu şekildedir:

Yaklaşık 45 saniye süren 7.4 şiddetindeki depremde resmi raporlara göre 17 bin 840 insan hayatını kaybetti, 23 bin 781 kişi yaralandı ve 505 kişi de sakat kaldı. Büyük can ve mal kaybına neden olan depremde 285 bin 211 ev ve 42 bin 902 iş yeri de büyük hasar gördü.

Burada yazanların yanı sıra, bu felaket Turizm gelirlerinin %40 oranında düşmesine ve gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) %5 – %10 erimesine neden olmuştur. Depremin sanayi bölgesinde (bildiğiniz üzere fabrikaların çoğu Marmara Bölgesindedir) olması da ayrı bir hüzün sebebidir.

Soru-Cevap: Yeni Binalar Neden Dayanıksız?

Mimar Sinan’ın resmi kayıtlara göre ta 1500’lü yıllarda yaptığı eserleri aradan yüzyıllarca zaman geçmesine, iklim değişiklikleri yaşanmasına, olağanüstü yağışlar yaşanmasına, çeşitli depremler ve sayısız doğal afetler yaşanmasına ve nice felaketlerini geçirmiş olmasına rağmen ayakta kalmayı başarıyor. Hatta depremleri tabiri caiz ise sadece ufak tefek çiziklerle atlatıyor. Ama zar zor 100 yıllık, 50 yıllık, 20 yıllık, 10 yıllık diyebileceğimiz modern ve son teknoloji binalar ilk depremde adeta kağıt gibi yırtılıyor. Neden? Bu sorunun olası cevapları şunlardır:

  • Tasarıma önem verip dayanıklılığı es geçmek
  • Malzemeden çalmak veya ucuza kaçmak
  • Dikey mimari (çok yüksek binalar dikmek)
  • Kolay yoldan kazanç elde etme arzusu
  • Çok fazla sayıda bina dikmek
  • Ehliyet ve liyakat yoksunluğu
  • Çarpık kentleşme

Üstelik günümüzde pek çok ülkede nüfusun çoğu, alan olarak ülkenin yüz ölçümünün çok küçük bir kısmını kaplayan sadece bir kaç şehirde yaşamakta, daha da kötüsü insanlar şehirlerin belli başlı noktalarında yüksek katlı birbirine bitişik binalarda yaşamaktadır. Bu olası bir deprem anında farklı perspektiflerden büyük bir risk teşkil etmektedir.

Mimar Sinan’ın Çevre Dostu ve Sürdürülebilir Bakış Açısı

Mimar Sinan’ın başarısının sırrı; müthiş bir estetik ve ahenk bilgisi ile harmanlanmış çevreci anlayışı ile gerek yapıya, gerek çevreye, gerek de geleceğe dair detayları profesyonel bir şekilde hesaplayıp bunlara çözüm bulmaktır. Unutulmamalıdır ki, Mimar Sinan misali yüksek kaliteye ve konfora sahip, bir kaç adım sonrası düşünülerek yapılan binalar yüksek katma değere sahiptir. Yüksek katma değer ne kadar ince işçilik gerektirse de aynı zamanda yüksek kazanç demektir.
(Ayrıca Bakınız: Katma Değer Nedir? Nasıl Oluşur? [Örnekler])

Yasal Uyarı

Sitemizde yer alan içerikler, güvenilir kaynaklara ve genel kabul gören standartlara dayanılarak sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu içerikler hiçbir şekilde profesyonel bir tavsiye veya rehberlik niteliği taşımadığı gibi, zamanla güncelliğini yitirebilir. Bu sebeple, içeriklerin uygulanmasına ilişkin sorumluluk kullanıcıya aittir.
(Ayrıca Bakınız: Sorumluluk Reddi Beyanı)

MrKaptanTR

Hacettepe Üniversitesi mezunu bir bilgisayar mühendisiyim ve boş zamanlarımda kurucusu olduğum bu platformda profesyonel içerik üreticiliği yapıyorum. Yazılım geliştirmekten, spor yapmaktan ve gizemli konuları araştırmaktan keyif alıyorum.
Başa dön tuşu